Tozlu Raf (17)
Bu bölümde fantastik kitapları tanıyıp, fantastik eser severler için bulunmaz bir arşiv oluşturmayı planladık. Beğenerek okuğunuz, FRP sosuna batırılmış tüm eserleri burada tanıtıp, diğer arkadaşlara önerilerde bulunabilirsiniz.
Orta Dünya'da yaşayan bir Anadolu ozanı hayal edin.. Sizce düşünceleri ne olurdu? M. Bahadır Dinçarslan tarafından kaleme alınan bir "manzume"yi sizler için paylaşıyoruz...
Anatolya Efsaneleri: Gümüş Roya ve Yazgı Tacı, Türk Fantastik Edebiyatı Dünyası'na yeni adam atan Serhan Vural'ın ilk romanı. Farklı ve yeni bir dünya arayanlar için birebir olan Anatolya Efsaneleri için yazılmış karşılaştırmalı bir inceleme...
Kısa bir süre önce, duygu dolu anlardan birini yaşadığım vakitlerden birisinde, kaleme almış olduğum bu şiiri paylaşmak istedim. Umarım tadına varabilirsiniz...
Baştan söylemek lazım. Bu bir eleştiri yazısı değil; sadece farklı bir “okuma” yapabilme çabasıdır. Fikir, Tolkien’in yarattığı dünyayı bir “kaçış” olarak – korkup kaçmaktan çok, güncel dünyadan sıkılıp kaçmaya vurgu yaparak- yorumlanmasını kabul etmiş olması; ancak yarattığı dünyanın iki dünya savaşı ile olan alegorisini reddetmesinden çıktı (1). Bu reddedişin kimi postmodern teorileri sınama şansı sunduğunu fark ettiğimde, Tolkien’i maceranın sürükleyiciliğine kapılmayarak tekrardan okuma gerekliliğini hissettim ve bu yazı da böylece ortaya çıkmış oldu.
Gerçeği estetize ederek farklı görünümler içinde dönüştürme gücüne sahip olan sanat, edebî metinlerde de okuyucuya, mecaz ve fantastikle farklı âlemlerin kapılarını açar. Masalsı bir dünyada, alışılmışın dışında bir serüvenle karşımıza çıkan insan, gerçekle büyülü olanın iç içe geçtiği fantastik bir dünyada doğaüstü güçlerin sınamasından geçer. Ruhsal bütünlüğe ulaşma yolunda gerçekleştirilen bu maceranın gerek edebî gerekse kutsal metinlerdeki görüntüleri, ruhsal yapıyı aydınlatmak için simge dilinin kapalı anlam dünyasıyla birlikte sunulur. Bu çalışmada, gerçeküstünün, fantastik anlatılardaki işlevi örneklerden hareketle yorumlanmaya çalışılacaktır.
Endonezya’nın tropikal Flores adasında iskeleti bulunan Hobbit insansısının karmaşık aletler yapabilecek bir beyin yeteneğine sahip olduğu fikrini güçlendiren bir araştırma saygın Nature dergisinde yayımlandı. Bilim insanları, boyu bir metreyi geçmeyen ve kafatası ancak greyfurt büyüklüğünde olan ‘Homo Floresiensis’ insansı canlısının yeterince zeki olmadığını varsayıyordu. Bu teze göre, Hobbit’in ayrı bir tür değil, genetik hastalığa maruz bir insan türüydü. Ancak yeni araştırma Hobbit’in insanoğlunun bir tür akrabası olabileceğini savunuyor.
2003 yılında Endonezya'nın Flores adasında keşfedilen ve Homo floresiensis olarak isimlendirilen fosiller insanın evrim sürecinde yeni bir sayfa açmıştı. 95.000 ile 13.000 yıl öncesinde yaşamış olan bu insanlar sadece 1 m boyunda ve 25 kg ağırlığında oldukları için, J. R. R. Tolkien'in kitaplarından esinlenilerek Hobbit olarak ün yapmışlardı.
Fantastik Eserlerin Çevirisi
Fantastik eserlerin çevirisi konusu (bu yazıyı okuyanların çoğu benimle hemfikir olacaktır diye umuyorum) üzerinde en fazla tartışılan, herkesin bir şeyler söylediği ve önerilerde bulunduğu bir konu olageldi. Kimileri bazı sorunlu kelimelerin olduğu gibi kalması gerektiği, bazıları da ne olursa olsun çevrilmesi gerektiği fikrini savundu, ama şimdiye kadar bu konuda bilimsel, akademik bir çalışma yapılmamıştı.
Az sonra okumaya başlayacağınız metin bir buçuk senelik bir çalışmanın ürünüdür. Phoenix Yayınevi bünyesinde, hocamız Dr. A. Şirin Okyayuz Yener’in etrafında kurulan takımımızın ve bizim naçizane tecrübelerimizle vücuda gelmiştir.




